Ara

akıl savaşçısı

"imkanı olan delirsin"

Etiket

edebiyat

Ateş’in Cürmü – 5

Ateş ülkesinin tarih sahnesindeki rolleri genelde açılışı gürültüyle yapan çığırtkanlar gibidir. Seyirciler konuyu tam olarak anlayamazken bu çığırtkan oyuncunun girişi oyunun gelişme bölümünde yaşanacak patırtının habercisidir. Oyunun çözüm bölümünde ise bu çığırtkan büyük ihtimalle arkalardadır ve seyirciler kim olduğunu dahi... Continue Reading →

İnananların Perileri ve Cinleri – 2

Üç kıtaya yayılan insanlar zaman zaman din ve inanç savaşlarına tutuşsalar da, 30 ya da 100 yıl savaşları yapsalar da inandıkları iyi ve kötü ruhlar küçük nüanslar dışında aynıydı. Başlarına gelenleri iyi perilerin veya kötü cinlerin oyunlarına yorma eğilimindeydiler. Anlam... Continue Reading →

Frankenstein’ı Tersten Görmek

Yansıtanlar, yansıyanlar, yanılanlar... Geçenlerde izlediğim Frankenstein'ın ilk sinema uyarlamasının uzun süredir etkisindeyim (şu yazı sonucu). Mary Shelley'nin daha 19-20 yaşındayken yazdığı roman boyutlar zamanlar atlayıp Thomas Edison'un ellerinde bir filme dönüşmüş. İşte burada: https://www.youtube.com/watch?v=w-fM9meqfQ4&ab_channel=TheVideoCellar Çok fazla sinema tekniğinden anlamam ama... Continue Reading →

OLMAYAN VE OLMAYACAK OLAN

Tek başına iktidar olanı sevmiyordu. Hayatına ne kadar da ışıltılı girmişti.  Ahh, neşesi yeterdi! Arap devrimcisi kadar bahtsızdı. Şarkılar söylerdi ancak gelmeyen baharın ardından, onu, baharı getirmek için: Unadikum! Çöl yağmurları olmuştu ilk başta hayatında. Dışarıdan bakanlar  onun hayatı için,... Continue Reading →

Wolf-worker

Man running away from faith Crucified by the Sky. The tree decided to fate. No more cry! No more cry!     Woman come to Khanate. No barbarians! More literate! Realize nonsense in hatred. Liberate liberate liberate!     Circadian... Continue Reading →

Muses

Background Organization team Monday, February 4, 2019 10:45 PM organization-team.pdf  

Delirmeceler

(2015?)

Hello World!

(2015?) Mum ile ararsın geleceği, bitsin diye belirsizlik Gelsin artık kaçınılmaz olan, uzak ufuk Işıkları kapatırlar ülkende çünkü Ampulün teli bile titrer de kopamaz Sönük sönük devam eder, ışıkmış gibi yapmaya Ne güneşe yüzünü döner, ne Ay'a Gerek yok her... Continue Reading →

Eskilerden Hortlak 2: a message from Cudy

(...otosansür...) Hepsi bu kadar olsun şimdilik; çünkü ben şimdiye odaklanmak istiyorum: dinlediğim müziğe, aldığım nefese, hissettiğim şeylere, bildiklerime-bilmediklerime. Mesela şu an. Bir Melek Var. Benzedim yine boş sokaklara. Her zamanki gibi. Soyutlarımdan mecazlarımdan uzağım. Neden? Çünkü acı gerçeklerle çok yüzleştim... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑