Gülüyorum. Çünkü,

 

Yıllardan 2013. Aylardan Aralık.

Düzen değişik. Hava bile ılık.

 

Bizim ustanın rengi kızıla çalıyor bugünlerde. Hoca yeşili bastırınca almış meğer bütün parselleri. Ee bizimkinin de haberi yok. Bir savaş patladı ki sormayın. Bizim gibi motoru maviliklere sürenler ise tebessümle izliyor olup bitenleri.

 

Dünyada bin türlü dert var. Bir tarafı fırtınalar vuruyor, diğer tarafta hala sıtmadan insanlar ölüyor. Kadınlar ise…hiç yoklar bazen. Ancak yolda yürürken bir kudretli erkek tarafından fark edilirlerse varlar, yoksa yoklar. Açlar ise  tam aksine hep varlar, her yerde varlar.

 

Değil birkaç

            değil beş on

                      otuz milyon

                                            aç

                                                   bizim! (Nazım Hikmet Ran)

 

Bir de seçimler var dünyada. Bizleri parelel evrende yaşatan seçimlerimiz var, bir de sandığa kağıt tıkıştırdığımız seçimler var. İkincisinde biz zaten yokuz. İlkinde ise varsak bile bilemiyoruz. Çözüm için sandığa gidiyoruz, orada umut var. Sonra her şey açıklanıyor, sandıkta biz yokuz! Sayı saymayı biliyoruz en az bir ‘ara eleman’ kadar; fakat barajdan öncesinin limiti sonsuza gönderiliyor! Divan Şiir’inin gül’ünü kutsal diye sevenler var, bu sefer de ‘gül’lülerde haysiyet yok. Biz yine de o çiçekleri iyi biliriz!

 

Gülü çiğdemi filan bırak

Sardunyayı karidesi filan bırak

Acıyı ve ölümleri bırak

Oy pusulalarını ve seçimleri bırak

Evet

Seçimleri özellikle bırak

Çünkü açlık çoğunluktadır  (Turgut Uyar)

 

Görüyoruz ki mücadele var ile yok arasında.

 

Ben neresindeyim bu savaşın?

Yalnız bir kadınım, erkek dünyasına başkaldıran

Boyun eğmemek için iktidara boynunu vurduran, belini büktüren, defterini dürdüren

Silahım, büyük şairler gibi kalemim değil

Zaten onlar da erken öldüler, Didem Madak yaşar ama belki yine de aramızda

Siz neresindesiniz bu savaşın?

Sandığın tepesindeki erkeklerden misiniz?

Kadının adı yok çünkü onlardan beridir

Hür yaşamadık ki on senedir!

Güllerin içinden koşarak gelmeyi deneyin kadınlar!

Bakalım önce hangisi çelme takacak bize

Elinden, önce aklını sonra da vicdanını alacak

Tekelinde, senin saçların, az alınmış kaşların olacak

Eteğine kısa diyecek, çekip aşağı indirip tecavüz edecek.

Evet, ve bunu Allah adına yapacak

Sen de tekrar onunla aynı şeye inanmayı deneyeceksin

Olmayacak, olmayacak, olmayacak.

Ama sen de benim gibi aklın yolunu seçmelisin

Parelel evrenlerde olan oldu, şimdi iki yol var yine önünde

Üzülme, arkanda olanlar hilelerle önünde

Akıl ise şunu söyler bize:

Oku, öğren, gözlemle, dene

Onların bilmediği de bu işte

Okumadıkları kitaplara inanırlar bazen

Bazen okuduklarını öğrenemeden omuriliğe havale ederler

Durun, bunu anlamayacaklar, şöyle diyelim:

Beyinlerinin idaresini omurilik isimli papağana devrederler.

Biz ise bilimin yolundan gidenleriz

Genç, özgür kadınlar bilimin yolundan gidiyor, duyun bunu!

Sorgulayıp araştırdıktan sonra öğreniyoruz

Kanıtlanmayan doğrulara gerçek demiyoruz

Ama inanmıyor muyuz?

Evet, inanıyoruz.

Bilimin gücüne aklın iradesine inanıyoruz

İnanç, sizin ilk adımınızsa ve bu adım körse

Bizim inancımızın yol göstericisini bilim gibi düşünün

Bize ateyist deyip dalga geçtiniz, en büyük inanç bizde bilemediniz

Direncimiz, yolumuz tıkandıkça büyüyecek, bunu zaten bilemezsiniz, bu bilim

Evimize, okulumuza, sokağımıza girdiniz de

Şunu bunu yapamazsın dediniz

Cevaplar otoritelere sorularak öğrenilmez, nasıl yaşayacağımızı biz biliriz

Aşağıladığınız her değer, bizim için yüceldi teşekkür ederiz

Eğer o gün gelir de bizim sesimiz çıkarsa

Sesimizin yanına modern görüntümüzü de ekleyebilirsek şayet

Size diyecek iki çift lafımız olacak elbet

Hakaretlere bel bağlamadık, merak etmeyin

Ama o gün bir gelirse

Gelirse eğer o gün

Sizi hiç ama hiç öldürmeyeceğiz

Karşımıza alıp uzuuun uzun konuşacağız

Önce ilkokulda öğretmeninize aşık olacaksınız

Ortaokulda yan sırada oturan uzun kıza

Lisede içiniz yanmaya başlayacak, söyleyemeyeceksiniz

İlk kez birine açıldığınızda belki reddedileceksiniz

Son sınıfta şanslıysanız bir ele değeceksiniz

Üniversitede ise ne yapmanız gerektiğini kimse size söylemeyecek, biz sizler gibi değiliz

Yaşatacağız sizi tekrar tekrar

Hiç ama hiç ölmeyeceksiniz

Yaşamanın tadını alana kadar, tekrar tekrar yaşatacağız sizi

Siz bizi anlayıncaya kadar

Söz veriyoruz.

Nolur şimdi bizimle yaşamayı seçin.

Nefes alamıyoruz.

Nolur sizi yaşatalım.

Hiç ama hiç ölmeyeceksiniz.   (Asabiyet)