Yazılarım siliniyor 😦 Düşüncelerim buhar olup gitti. Akılla duyguyu çarpıştıranlara laflar hazırlamıştım. Neys.

Ara ara kaydederek ilerleyeceğim. Yollarda olduğum için telefonum bana bazen hoş olmayan sürprizler hazırlıyor.

Akıl Savaşçısı adını alışımı Coelho’nun Işığın Savaşçısı kitabına bağlamıştım. O kadar da rasyonel değil, biraz mistik bi kitaptan etkilenmiş olabileceğimi uzuuun uzun açıklamıştım ki yazılar silindi gitti 😦 Bari başka bi şey yazayım da canım sıkılmasın.

Pokemon efsanesinin Roket Takımı niye bize kötü gibi gösterildi? Kadınıyla erkeğiyle kedisiyle eşit bi gruptu onlar. Bütün insanlığı bi çatı altında birleştireceklerdi. Yanlış mı anlaşıldılar?

Yeh, it goes away
All of this and more of nothing in my life
No color clay
Individuality not safe

As of now I bet you got me wrong
So unsure you run from something strong

I can’t let go
Threadbare tapestry unwinding slow
Feel a tortured brain
Show your belly like you want me to

As of now I bet you got me wrong
So unsure we reach for something strong

I haven’t felt like this in so long
Wrong, in a sense too far gone from love
That don’t last forever
Something’s gotta turn out right

You sugar taste
Sweetness doesn’t often touch my face
Stay if you please
You may not be here when I leave

As of now I bet you got me wrong
So unsure we reach for something strong

I haven’t felt like this in so long
Wrong, in a sense too far gone from love
Strong, I haven’t felt like this in so long
Wrong, in a sense too far gone from love
That don’t last forever
Something’s gotta turn out right

Yanlış kere yanlış. Gelin Roket Takımı’na katılalım. Bir şeylerin artık doğru olması lazım. Yanılmak güzeldir ama acı verir. Doğrular da öyle. Göklere çıkmamız lazım aşağılara bakmak için. Dünyamızın ne kadar küçük olduğunu görmeliyiz. Uzayda da hisseder miyiz? Dünyadaki tüm nefretler ve aşklar uzaydan nasıl görünür? Neyse ki oralarda bir yerde zamanın daha hızlı geçtiğini bilecek ama hissetmeyeceğiz. Yeter bu kadar yavaşlık. Benimle uçmak isteyen bir astronot arkadaşım olsa keşke. Adının Yavuz Çetin olmasını isterdim ama o erken kaçtı yukarılara. Bize de buralarda nefes almaya bile üşenenler kaldı. Yine de olur da bir gün uzaya gidersem arkadaşlarımı ve aşklarımı iyi seçmiş olacak gideceğim. Yanımda olmasalar bile, aşağıda bensiz yaşlansalar bile onlara göktaşı getireceğim. Kızarsam da kafalarına atarım. Şimdilik tek korkum uzaya demokrasi getirmek isteyenler. Onlarla nasıl savaşılır bilmiyorum. Ama takımıma adam lazım. Tek kişi uçamam çünkü karanlıktan korkarım. Bu bir depresyon değil, bu bir ilandır. Belki İspanya’dan, belki İtalya’dan uçarım göklere belli değil. Neresi olursa olsun cabin crew is needed to launch. Geçmişin sonuna geldik, gelecek yolculuklarınızda lütfen bizi tercih ediniz. Zamanı kendi lehime bükeceğim. Hep genç kalıp hızlı yaşayacağım, yani ışık hızında. Çok öğrenip çok güleceğim.

Am I wrong?
Have I run too far to get home?
Have I gone?

And left you here alone?
If I would, could you?

Gideceğim. Onunla.